EĞİTİM DETAYLARI
Çözülmekte olan eski düzen ile yaklaşmakta olan yıkımlar arasındaki boşlukta, Orta Avrupa’da doğdu, yazdı ve yaşadı Kafka. Doğup büyüdüğü topraklarda (Prag ve genel olarak Çekoslovakya) uzun süre yok sayılsa da, özellikle 20. yüzyılın son çeyreği, Kafka’nın eserlerinin ve Kafkaesk kavramının hemen hemen tüm dünyada yeniden okunup dolaşıma girdiği bir dönem oldu. Kafka, karamsarlık, döngüsellik, çıkışsızlık hissinin egemen olmaya başladığı her dönemde yeniden hatırlanmaya, açıklamalarda yardıma çağrılmaya başlandı.
Kafka’nın bizdeki serüveni de bu seyirle hem buluşuyor hem de ayrışıyor. Tarihsel serüvenimizde otoriter, baskıcı devirler istisnadan çok kural olsa da, Kafka ile alımlama, açıklama ya da yaşananları Kafkaesk olarak adlandırma sürecimiz 12 Eylül 1980 darbesi sonrası yoğunlaşıyor.
Son yıllarda ise Kafkaesk kavramının, özellikle Dava romanı üzerinden (geçtiğimiz yıl yayınlanışının 100. yılı olması, bu tartışmaları daha da alevlendirmişe benziyor), yaşadığımız yeni otoriterleşme süreçlerindeki yargılama pratiklerini anlatmak için sıklıkla kullanıldığını görüyoruz. Kafkaesk kavramının bugün bu güncellikte, edebi alanı aşarak gündelik siyasal ve toplumsal dile bu yoğunlukta yerleştiği bir başka ülke, en azından bugün için, olmadığını da bir tez olarak ifade edebiliriz.
Bu seminerde bu somut gerçekliği de dikkate alarak, Kafka aracılığıyla Türkiye’ye, Türkiye tarihsel ve güncel gerçekliği üzerinden de Kafka’ya bakmayı, yukarıdaki tezin nedenlerinin izini sürmeyi ve sonunda da merkezine Dava’yı almayan bir Kafkaesk çözümlemesi ile alternatif bakış geliştirmeyi öneriyorum.
Yanıt arayacağımız sorularımız şunlar:
- Kafkaesk nedir? Kişinin ya da toplumun hangi koşulları, tutumları ya da karşılaşmaları “Kafkaesk Durum” oluşumunda etkilidir?
- Türkiye’de Kafkaesk kavramının kullanımı hangi tarihsel koşullarda ve hangi esere göndermeyle yoğunlaşmaktadır?
- Türkiye’ye dair bir “Kafkaesk Durum” çözümlemesinde Şato ve Dönüşüm neden daha önemli sayılmalıdır?
- Kafkaesk ile Karnavalesk arasındaki salınım Türkiye gerçekliğini nasıl açıklar?
Temel Metinler:
Kafka’nın Şato, Dava ve Dönüşüm anlatıları. (Okuma ve değerlendirme sıramız böyle olacak).
Not: Haftalık yardımcı kaynaklar ve okuma listesi, kayıt sonrasında katılımcılarla ayrıca paylaşılacaktır.
Deniz Yıldırım
Deniz Yıldırım 1979’da İzmir Karşıyaka’da doğdu. Lisans ve yüksek lisans eğitimini İzmir’de tamamladıktan sonra, doktora yıllarında Ankara’da sendika uzmanı olarak çalıştı. Ankara Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi alanındaki doktora eğitimini bitirip uzun süre Ordu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yaptı. Şubat 2024 sonunda, haksızlıkları ve ayrımcı uygulamaları protesto etmek için üniversitedeki görevinden istifa etti. 2018 ile 2022 yılları arasında haftada iki gün Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Özellikle haftasonları edebiyat, sinema ile siyasal-toplumsal gerçeklik arasında bağ kuran yazılar kaleme aldı.
Çok sayıda makalesi yanında, yayınlanmış kitapları arasında Saray Rejimi (Tekin Yayınevi, 2017) ve Doç. Dr. Evren Haspolat ile birlikte derledikleri Değişen İzmir’i Anlamak, Değişen Karadeniz’i Anlamak, Türkiye’de Yeni Siyasal Akımlar başlıklı kitapları da yer alan Deniz Yıldırım, Siyaset Bilimi doçentidir. Yıldırım’ın Alakarga Yayınları’ndan basılan ve Mümkün adını taşıyan bir de öykü kitabı var.
Yıldırım daha önce Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nda 10 hafta boyunca merkezine Dag Solstad’ın Mahcubiyet ve Haysiyet romanını aldığı “Kamusallık Okumaları Semineri”ni yürüttü.
BAŞVURU KOŞULLARI
• Vakfın, başvurumu kabul etmeme (başvuruyu iptal) hakkı olduğunu kabul ederim.
• Seminer süresi boyunca, vakfın ve seminerlerin genel düzenini bozucu, vakıf çalışanlarını, seminer eğiticilerini ve diğer seminer katılımcılarını rahatsız edici söz ve davranışlar sergilemem halinde, seminer kaydımın, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı tarafından tek taraflı olarak feshedilmesini / iptal edilmesini kabul ve taahhüt ederim.
• Vakıf, gerektiğinde seminer programında değişiklik yapma hakkına sahiptir.
• Başvuru formları değerlendirildikten sonra ve grup yeter sayısına ulaşıldığında, başvurusu kabul edilenlere geri bildirim yapılacaktır.
• Gizlilik ilkelerimiz ve kişisel verilerin korunması hakkındaki kanun gereği, oturumlar kayıt altına alınmayacaktır. Özel durumlarda, oturumun kayıt altına alınması gerekirse, eğitmen ya da um:ag teknik ekibinden ilgili kişi katılımcıların tek tek onayını alacaktır.
